Atipik psikoz, şizofren, bipolar gibi psikoz herhangi bir hastalık grubuna girmeyen, kendine özel belirtiler gösteren bir psikoz vakasıdır.
Psikoz, gerçeklikle olan teması kaybetmek demektir. Tek başına bir hastalık olmakta ziyade bir dizi hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar şizofreni ve şizofreni yelpazesi içerisinde yer alan bozukluklar, paranoid bozukluk, organik bozukluklar, psikozlar, affektif psikozlar (depresyon ve bipoların ileri safhası), uyuşturucu ve alkole bağlı psikozları kapsamaktadır. Atipik psikoz ise psikozun herhangi bir hastalık grubuna girmeyen, sınıflandırılamayan, psikoz türünün semptomlarını içeren ve kendine özel belirtiler gösteren halidir.
Atipik psikozda görülmesi mümkün belirtiler şunlardır;
Halüsinasyonlar (Varsanı olarak da adlandırılan, bir duyu organını uyaran herhangi bir uyarıcı olmaksızın, kişinin sadece kendisinin duyabildiği, görebildiği, dokunabildiği ve koklayabildiği duyuların algılanması durumuna verilen isimdir.)
Her psikoz kendine has özellikler taşımakla beraber her psikozun nedeni net olarak bilinememektedir. Bazı hastalıklar ve durumlarla birlikte kısa süreli veya uzun süreli olarak da psikoz ortaya çıkabilmektedir. Bunlar; Beyin hastalıkları, (Parkinson, Huntington vb.) beyinde meydana gelen tümör ve kistler, alzheimer hastalığı, HIV, sifiliz hastalıkları, inme, bazı epilepsi türleri, madde kullanımı, ilaçların kötüye kullanımı, aşırı stres, üzüntü, kaygı, travma cinsel taciz/saldırı, sevilen birinin ölümü gibi durumlardır.
Genel olarak psikozun oluşumunda etkili olan faktörler; Genetik yatkınlık, çevresel faktörler, beyinde meydana gelen değişimler (Gri maddenin azalması), hormonlarda ve uykuda meydana gelen değişimlerdir. Örn: Postpartum psikoz hamilelik sonrası iki hafta içinde görülen hormonal değişiklikler ve uyku düzensizliği kaynaklı psikoz.
Psikoz genellikle 20’li yaşların ortasında görülmekle beraber nadiren çocuklarda da görülebilmektedir. Bu gibi durumda psikozun nedeni genellikle aşırı stres veya sınav kaygısı gibi çocuğun içinde bulunduğu yoğun duygulanımlardır.
Atipik psikozun teşhisinde fiziksel muayne, test ve taramalar (alkol, uyuşturucu kullanımının araştırılması amaçlı), tomografi, MR ve psikiyatrik değerlendirmeler kullanılmaktadır.
Birçok hastalıkta olduğu gibi atipik psikozun ilk döneminde de erken tedavi önem arz etmektedir. Bu hastalığın ilerlemesini ve kişinin günlük hayatındaki işlevselliğini olumsuz yönde etkilemesini önlemede oldukça önemlidir.
Psikoz durumunda temel tedavi yöntemi ilaç tedavisidir (antipsikotik adı verilen ilaçlar). Burada doktorun vermiş olduğu ilaç verilen dozda ve istenilen süre boyunca düzenli şekilde kullanılmalıdır. İlaç düzensiz kullanımlarında ve zamanından önce ilaç bırakma durumlarında psikoz belirtilerinin tekrarlamasına veya yeniden oluşmasına neden olunabilmektedir. İlaç tedavisi sonucunda büyük oranda belirtilerin düzeldiği görülmektedir. İlacın kullanım süresi her hastanın hastalık öyküsü ve iyileşme sürecine göre değişmektedir.
Psikoza neden olan durumların anlaşılması ve psikoz sırasında kişide oluşan hatalı, gerçekliği olmayan düşüncelerin ve olumsuz duyguların çalışılması açısından terapiler de tedavi sürecinde önem arz etmektedir.